Anasayfa  
Friday, 03 September 2010
NASIL, NEREYE ŞİKAYET EDELİM

TÜKETİCİ ŞİKAYETLERİNİ NASIL, NE ZAMAN  VE NEREYE ŞİKAYET EDELİM ! 

Öncelikle; Tüketici örgütlerine üye olalım.Yaşanılan tüketici şikayetlerinde ( ticari amaçlı alışverişler hariç) ilk başvurulması gereken yerler: üye olduğunuz veya üye olacağınız Tüketici örgütleridir. ( Tüketiciler Derneği’ne üye olmak için ekteki üye formunu doldurarak Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır veya Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır adresine iletiniz ve YILLIK 1(Bir TL. ücret + bağış)ödeyiniz.Her tür bilgi , yönlendirme veya direk çözüm hizmetini uzmanlarca alabilirsiniz. Diğer çözüm yolları altta belirlenmiştir:

Şikayet için satın alınan mal ve hizmeti nereden, ne zaman ve kaça alındığını kanıtlayan belgelerin elde bulundurulma zorunluluğu vardır. ( Fiş, fatura, kredi kartı ekstresi, senet, garanti belgesi vb.) 

1. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü (ANKARA):* Kampanyalı  sözleşmelerde  ödemelerin güvence altına alındığına ilişkin teminat gösterilmemişse,* Süreli yayınların verdiği promosyonlarla ilgili şikayetlerde,* Bankalar ile yaşanılan  uyuşmazlıklarla ilgili şikayetlerde, gerekli idari işlemlerin yapılması için Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü'ne başvurulabilir. 

2. Reklam şikayetleri için  “ REKLAM KURULU” na 

3. Sanayi ve Ticaret İl Müdürlükleri:* Satın aldığınız malla birlikte size garanti belgesi, Türkçe tanıtma ve kullanma kılavuzu verilmemişse,* Sözleşme imzalamış ve bir kopyası tarafınıza verilmemişse,*  Satın aldığınız mal/hizmetin etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark varsa ve sizin aleyhinize uygulanmışsa,* Cayma hakkınızı kullanmanıza rağmen size kapıdan satış yapan şirketin gereğini yerine getirmemişse……. gerekli idari işlemlerin yapılması için bulunduğunuz ilin Valiliğinde yer alan Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü'ne  kanıt belgeleriyle ( fiş,fatura, kredi kartı ekstresi, senet vb.)birlikte  başvurunuz. 

4. Diğer tüm uyuşmazlıklarda ( aşağıda belirtilmiştir); tüketicinin mal veya hizmeti satın aldığı veya tüketicinin ikametgahının bulunduğu yerdeki Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri’ne başvurulmalıdır:Bunun için; değeri 2.450.67 TL’ye kadar olan şikayetlerde Kaymakamlık bünyesinde oluşturulanTüketici Sorunları Hakem Heyetleri’ne başvurulmalıdır.NOT: 2009 yılı için değeri 938,75-TL’nin altında bulunan uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurulması zorunludur. Bu heyetin vereceği karar tarafları bağlar. Taraflar bu karara karşı 15 gün içinde Tüketici Mahkemesine itiraz edebilirler.2009 yılı için değeri 938,75-TL. ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurulabileceği gibi doğrudan Tüketici Mahkemesine de başvurulabilir (Ancak öncelikle Hakem Heyetlerine başvuru önerilir). Bu değer ve üzerindeki uyuşmazlıklar için Hakem Heyetinin vereceği karar bağlayıcı olmayıp delil niteliği taşıdığından, taraflarca benimsenmemesi halinde yine Tüketici Mahkemesine başvurulması gerekecektir. Bu fiyatın üzerindeki şikayetlerde; İllerde Valilik bünyesinde Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüklerindeki İL HAKEM HEYETLERİ’ ne  başvurulmalıdır. * Satın alınan mal ve hizmetin ayıplı çıkması durumunda,*  İmzalanan sözleşmede  haksız şartlar  varsa,*  Taksitle satın alınan mal/hizmete  erken ödeme yapılması  halinde gereken erken ödeme indirimi hiç yapılmamış  veya yanlış yapılmışsa,* Satın alınan  devre tatil sözleşmesinin sözleşmeye uygun olarak verilmemesi veya sözleşme gereği ödenmesi gereken üyelik ücreti çok yüksekse,* Satın alınan paket tur sözleşmesi sözleşmeye uygun olarak düzenlenmemişse,* Kampanyalı (ön ödemeli) olarak satın alınan mal/hizmet zamanında ve gereği gibi teslim edilmemişse,* Mesafeli sözleşme (internet, tv, vb. aracılığıyla) ile satın alınan mal/hizmet  zamanında teslim edilmemiş, cayma hakkı kullanılmasına rağmen bedel iade edilmemişse,* Banka veya tüketici finans kuruluşu ile imzalanmış  kredi sözleşmelerinin erken kapatılmasına rağmen gerekli  faiz indiriminin yapılamaması veya yanlış yapılması veya sözleşme hükümlerinin ölçüsüz derecede aleyhe olması durumlarında,* Banka veya tüketici finans kuruluşu ile imzalanmış olunan sözleşme esnasında  çeşitli isimler altında sözleşmede yer almadığı halde masraf vb. alınması durumunda,* Kapıdan alınan mal/hizmete ilişkin 7 gün içerisinde cayma hakkı kullanılmasına rağmen satıcı veya sağlayıcı ilk yedi gün içerisinde, para veya kıymetli evrakın ve alınmasının yasak olduğu para veya kıymetli evrakın iadesi veya iptali durumunda.

Uyuşmazlıkların Hakem Heyetlerinde çözülememesi durumunda; 

6.Tüketici Mahkemesi'ne başvurulmalıdır. 

Tüketici Mahkemeleri ; Ankara, İstanbul, İzmir Adana, Antalya, Bursa, Samsun, Konya, Mersin ve Kayseri illerinde kurulmuştur. Bu iller dışındaki il ve ilçelerde başvurular Tüketici Mahkemesi sıfatı ile Asliye Hukuk Mahkemesi’ne yapılmalıdır. Bu mahkemelerde açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır.  

 
TÜRKİYENİN GIDA GÜVENLİĞİ HARİTASI!

Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) katılım müzakerelerinde 30 Haziran 2010 tarihinde AB Konseyinde düzenlenen Hükümetlerarası Konferansta  aldığı kararla “Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı” faslı (12.fasıl) müzakerelere açıldı. Gıda Güvenliği faslıyla birlikte Türkiye, 2005 yılında tarama süreciyle başlayan AB katılım müzakerelerinde 13 faslı açmış oldu.
Böylece "Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı" faslının müzakerelere açılmasıyla  Türkiye'nin gıda güvenliği ile ilgili uygulayacağı standartların AB ile uyumlu hale getirilmesi, tüketicilerin Avrupa Birliği standartlarındaki gıdaya ulaşma, hijyen ve kalite ölçüsüyle gıda tüketme olanağına kavuşacaklardır.
Bu müzakerelerin açılabilmesi için getirilen koşullardan biri “ Gıda İşletmelerinin AB müktesebatına uygun şekilde sınıflandırılması” idi. Bu nedenle Tarım Bakanlığı, Koruma Kontrol Müdürlüğü çalışmaları sonucunda Aralık 2008 ve Haziran 2009 itibarı ile  81 ilde  sınıflandırma çalışmaları yapılmış ve Gıda işletmeleri ile ilgili şu sonuç ortaya çıkmıştır: Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü Strateji Geliştirme Başkanlığı/Stratejik Yönetim Dairesi verilerine göre:

•    Kayıtlı olan işletmelerin sayısı: Süt: 2216 işletme ( 69’u uyumlu 2147’si uyumsuz)!
                                                         Et: 2660 işletme (182’si uyumlu 2478’si uyumsuz)!
                                                         Su Ürünleri: 187 işletme ( 115’i uyumlu, 72’ü uyumsuz)
                                                         Hayvansal Yan Ürün: 68 işletme ( 25’i uyumlu)
             Kayıt Kapsamında Bulunan 371.727 işletme (330.593’ü uyumlu, 41.134’ü uyumsuz).
•    Ülkemizde yaklaşık 51.544 adet gıda üretim yeri ile yaklaşık 359.635 adet gıda satış ve toplu tüketim yeri olup bu yerler gıda kontrol ve denetim hizmetlerinde görev yapan 4645 (!) GıdaDenetçisi/Gıda Denetçi Yardımcısı personel tarafından denetlenmektedir
            Kaynak; KKGM, Son Güncelleme Haziran 2010.
Bu olumsuz listenin yanında; Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından 2009’da 22 bin 172 gıda örneğinde analizler  yapılmış ve 22 bin 172 gıdadan 1171’i  olumsuz bulunmuştur. Gıdada, ortalama olumsuz örnek oranı yüzde 5,28’dir. Bu tüketici için önemli bir sayıdır. Bal, pekmez, tavuk eti, kırmızı toz-pul biber ve incir ezmesi, en fazla olumsuzluk tespit edilen ürünler olmuşlardır.
T arım ve Köyişleri Bakanlığı'nın geçen yıl 2 bin 262 bitkisel üründe yaptığı zirai ilaç kalıntısı analizinde, 155 üründe limitlerin üzerinde pestisit belirlenmiş (zirai ilaç kalıntısı denetimlerinde 2008’de yüzde 4,14 olan olumsuz örnek oranının 2009’da yüzde 6,85’e çıktığı gözlemlenmiştir).
•    1311 hazır yemek örneğinde yapılan analizlerde, örneklerin yüzde 4,42'si mikrobiyolojik kriterlere uygun çıkmamış, analiz edilen 122 bebek mamasından 3'ünde kurşun çıktığı belirlenmiş, ancak daha sonra Tarım bakanlığınca “sehven” yazıldığı aslında “0” olduğu açıklanmıştır(!)
•    Zeytinyağında taklit ve tağşiş oranı yüzde 2,5, ayçiçeği yağında yüzde 8 (!), kızartma yağlarında sağlığa aykırı yağ kullanımı oranı yüzde 7,95 çıkmıştır. Sonuçta, 1582 firma hakkında suç duyurusu yapılmıştır.
•    Kabul edilen BİOGÜVENLİK YASASI ile; insan, hayvan, bitki sağlığı ve  çevrenin, biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımı gözönünde bulundurularak, GDO veya ürünlerinin, ithalatı, ihracatı serbest bırakılmaktadır.
Türkiye’nin gıda güvenliği haritası işte böyle.
Bu haritada % 60’lara varan kayıtdışı gıda üretim ve gıda satış yerleri  yok.
Şimdi karar sizin: PKK terörü mü, trafik terörü mü yoksa sinsice yaşanan GIDA TERÖRÜ MÜ daha korkutucu?
Bu karanlık tabloyu aydınlatmak için KAMU, ÖZEL SEKTÖR, MEDYA, STK ve TÜM TÜKETİCİLERİN içinde olduğu “Çözüm” zorunludur!
Medya, Stk ve tüketicileri bu işbirliğine çekmenin birinci adımı “ Sağlık riski içeren, güvenli olmayan gıda ürünleri “nin kamuoyuna  açıklanmasıdır ve en temel insani bir görevdir bu!
 

 
BANKA KARTLARI VE KREDİ KARTI ÖDEMELERİNDE YENİ DÜZENLEME

BDDK, Merkez Bankası ve Hazine Müsteşarlığı'nın Dikkatine!

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu asgari ödeme tutarlarını yeniden belirlerken…

Mart 2010 itibarıyla Türkiye genelindeki 26 milyon kredi kartı müşterisinden 2 milyon 280 bini asgari tutarı ödeyemediği için takip altında bulunduğu bilinmektedir. Bu bağlamda; kredi kartında yeni mağduriyetlerin önüne geçmek isteyen BDDK yeni bir düzenlemeyle;

·         Taslağa göre şubeler kanalıyla yapılan kart iptali taleplerinde, talebin hangi tarihte alındığı belgelendirilecek, şube yetkililerince imzalanmış bir belgenin veya doldurulan iptal talep formunun bir örneği de kart hamiline verilecek. Böylece tüketici kart iptalinin gerçekleşip gerçekleşmediğine dair endişe taşımayacak.

·         Limiti 10 bin liranın altında bulunanlar için asgari ödeme tutarı yüzde 20 (Vatandaş adına bir düzenleme olacaksa, geçiş süreci tanınarak % 30 olmalıdır).

·         Harcama limiti 10 ile 15 bin lira arasında değişen kredi kartı sahiplerinin asgari ödeme miktarı ise yüzde 30 olacak.

·         Bir yıl içerisinde üç dönem arka arkaya asgari ödeme tutarının altında ödeme yapan tüketici kredi kartından nakit çekimi yapamayacak.

·         Nakit çekimine ilişkin düzenleme kurul tarafından tamamlanmış ve tarafımızdan olumlu karşılanmıştır; ancak, asgari ödeme tutarlarına ilişkin olarak “Harcama limiti 10 bin  liranın altında olanlara da  -10 ile 15 bin lira arasında değişen kredi kartı sahiplerinde olduğu gibi- asgari ödeme miktarı yüzde 30 olmalıdır.

Bilindiği gibi Türkiye’de tüketiciler, ürettiklerinden daha fazla harcamaya yönlendirilerek borçlandırılmaya yönlendirilmiş ve finans bilincine sahip olmayan tüketiciler, sorumlu pazarlama anlayışından uzak bankacılık sektörünün uygulamalarıyla  da “Kendilerini borç sarmalının içinde bulmuşlar” ve ciddi toplumsal sorunların ortaya çıkmasına neden olmuşlardır. Sorun ortaya çıktıktan sonra yapılan düzenlemeler de geçici rahatlamalar getirmiş ve bir süre sonra sorunlar daha ağır bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu yeni düzenleme “Sorun ortaya çıktıktan sonra değil, sorunun ortaya çıkmasına nispeten engel bir düzenleme” olduğu için önem taşımaktadır.

Bu bağlamda, yapılan bu yeni düzenlemeyi memnuniyetle karşılarken başta BDDK olmak üzere, Merkez Bankasını ve Hazine Müsteşarlığını “HARCAMA LİMİTİ 10 bin TL altında olanlarda da asgari ödeme tutarının yüzde 30 olmasını ve böylece kısa gelecekte de oluşacak yeni mağduriyetlerin önüne geçilmesini önermekteyiz.

Bu nedenle, bir yandan tüketicilere kazandıkları kadar tüketmelerini, bütçe yapmalarını, giderlerini gelirlerine göre ayarlayarak yaşamalarını öğretirken, bir yandan da tüketicilerin fazla borçlanmalarının önüne geçmek -bir sosyal sorumluluk ve kamu gereği olarak- önemli bir görev olacaktır.
 
PASAPORT ÜCRETLERİNDE EŞİTSİZLİK

TÜKETİCİLER DERNEĞİ (TÜDER)İst/Bakırköy   0 212 543 72 57 Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır    Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  BASIN AÇIKLAMASI (08.07.2010)PASAPORT HARÇLARINDAKİ FİYAT DENGESİZLİĞİ KAMU HİZMETLERİNE OLAN GÜVENİ SARSIYOR! 

Karar Sayısı : 2010/512                492 sayılı Harçlar Kanununun eki (6) sayılı tarifenin “I- Pasaport Harçları” başlıklı bölümünde yer alan maktu harç tutarlarının yeniden belirlenmesine ilişkin ekli Kararın yürürlüğe konulmuş  ve pasaport harçları çok yükseltilmiştir. Ancak  Maliye Bakanlığının 2/6/2010 tarihli ve 50267 sayılı yazısı üzerine, adı geçen Kanunun mükerrer 138 inci maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 7/6/2010 tarihinde kararlaştırılarak pasaport ücretleri düşürülmüştür, Buna göre; 1 yıllık pasaport harcı 180,15 liradan 95 liraya, 2 yıllık pasaport harcı 304 liradan 155 liraya, 3 yıllık pasaport harcı 424 liradan 220 liraya, 3 yıldan fazla süreli olan pasaport harcı da 616 liradan 310 liraya düşürülmüş bulunmaktadır.*       Konsolosluklarca döviz cinsinden alınmakta olan pasaport harç tutarlarının hesaplanmasına esas olacak emsal sayı yeniden tespit edilmiştir.*        210 sayılı Kanuna ekli ve 5281 sayılı Kanunla değişik Değerli Kağıtlar Tablosunda yer alanPasaportların bedelleri, 50 lira olarak belirlenmiştir.Bu son değişiklikle telefon ve e-posta kanalıyla derneğe iletilen çok sayıdaki şikayetler “Değişiklikten bir gün önce, bir hafta önce yüksek bedel ödeyen”  tüketicilerin “bu haksızlığın ve eşitsizliğin” nasıl giderileceği konusundaki soruları ve tepkileri üzerine  TÜDER, Hukuk Komisyonunca  Basın Açıklaması yapılmış ve tüketicilerin aşağıdaki dilekçe ile başvurmaları önerilmişti. Beklentimiz; Bakanlar Kurulu’nun bu kamuoyu tepkisini görüp 01.01.2010 yılından bu tebliğin çıktığı dönem içinde alınan yüksek bedelin tüketicilere iadesini gerçekleştirmesi ve  kamuoyunu rahatsız eden eşitsizliği gidermesiydi. Ancak, beklenen gelişme çok büyük bir eşitsizlik yaratacak şekilde gerçekleşmiş ve Gelir İdaresi Başkanlığı, Pasaport Harcı konusunda Vergi Dairesi Başkanlıklarına bir Genelge göndererek , yalnızca 20 Haziran 2010 tarihinden itibaren pasaport alanlar için, harçlar  düşürülmüştür. Genelgede 20 Haziran'da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararı ile pasaport harçlarının düşürüldüğüne dikkat çekilerek bu tarihten sonra, Başkanlığa gelen dilekçelerde pasaport almak için başvuruda bulunan ve 20 Hazirandan önce harç ödemesinde bulunan vatandaşların indirim sonrası iade talep edecekleri belirlenmiştir.
Genelgeye  göre, 20 Haziran 2010 tarihinden itibaren düzenlenen veya temdit edilen pasaportlar için Bakanlar Kurulu Kararı ile yeniden belirlenen harç tutarlarının uygulanması gerekmektedir. Buna göre;
 1. 20 Haziran tarihinden önce harcı tahsil edilmiş olmakla birlikte bu tarihten itibaren düzenlenen veya temdit edilen pasaportlar için, tarifedeki harç tutarlarının değişmesinden kaynaklanan fark harç tutarı mükelleflere iade edilecektir.

2. 20 Haziran tarihinden önce düzenlenmiş veya temdit edilmiş pasaportlara ilişkin olarak ödenen harçlarda söz konusu farka isabet eden harcın ise iade edilmesine imkan bulunmamaktadır.''
 Ancak bu durum ciddi bir eşitsizlik yaratmıştır. Aynı hizmeti aynı süre içinde alan vatandaşlardan biri diğerinin iki misli harç ödemek zorunda bırakılmaktadır. Bu durum ANAYASAYA aykırıdır. Ciddi olarak vatandaşların KAMU HİZMETLERİNE olan güveni bir kez daha sorgulanmaktadır. Yapılan indirim herkese eşit olarak uygulanmalıdır. Maliye yetkilileri bu konuda gelen tepkileri iyi değerlendirmelidirler;  kamu hizmeti “Bütçe deliklerini” kapamak için kendi az gelirli vatandaşının sırtına bu yükü yüklemekten vazgeçmelidir. 74 bin hacı, oğlunun-kızının verdiği harçlıklarla, parasını denkleştirmeye çalışırken;  gurbette en zor koşullarda çalışanlar bir kuruşları hesaplarken kamu hizmetinin bu derece yüksek fiyatlarla, maliyetlerinin çok üstünde vatandaşa yüklenmesini anlamak mümkün olmamaktadır.     Bu nedenle her şeyden önce  “HAK ve ADALET” kavramlarını çok  fazla vurgulayan mevcut hükümet yetkililerini, bu kararlarını bir kez daha gözden geçirmeye ve bu eşitsizliğe son vermeye çağırıyoruz!Aynı zamanda bu durumdaki vatandaşları, daha önce de belirttiğimiz gibi pasaport harçlarına ilişkin iade için, pasaport aslı ve harcın ödenmiş olduğuna ilişkin alındının aslı veya tahsilatı yapan muhasebe birimi tarafından onaylanmış örneğinin, tahsilatı yapan veya adına tahsilat yapılan birime (vergi  Dairesi/malmüdürlüğü/muhasebe müdürlüğü) alttaki dilekçe ile (Bizzat veya iadeli-taahhütlü mektupla)  başvurması gerekmektedir. Cevap alamayanların veya olumsuz cevap alanların daha sonra Tüder’den temin edecekleri dilekçe ile (60 gün sonra) Anayasa Mahkemesine başvurmaları gerekmektedir. 

DİLEKÇE ÖRNEĞİ:

T.C. Maliye Bakanlığı Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü ‘ne

KONU            :           20.06.2010 Tarihli   27617 Sayılı  Resmi Gazetede Yayımlanan 2010/512 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve  Maliye Bak. 62 Nolu Harçlar Kanunu Genel Tebliği Gereği, Tarafımdan Tahsil Edilen FAZLA HARCIN İADESİ TALEBİM Hk.                       

TALEPTE BULUNAN  :     ….                                       

T.C. Vatandaşlık No: ..                                          / ANKARA

AÇIKLAMALAR / SONUÇ ve TALEP    :    

1.   000000000 seri/sıra nolu …… pasaport sahibiyim.  2.       Tarafımca 00/00/2010 tarihinde pasaport yenilenmesi esnasında 0000000 nolu makbuz ile pasaport 000,00.- TL yenileme harcı tahsil edilmiştir. 3.       Tarafımdan daha önceden tahsil edilen 000,00.-TL ‘den 20.06.2010 Tarihli 27617 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2010/512 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında ve Maliye Bakanlığı 62 Nolu Harçlar Kanunu Genel Tebliğinde yer alan tahsil edilmesi gerekli 000,00.-TL edilen tutarın mahsup edilmesiyle tarafımdan alınan 000,00.-TL tutarındaki FAZLA HARCIN İADESİNİ işbu dilekçe ile talep etmekteyim. 00/00/2010 

Talepte Bulunan

EKLERİ  :                                                                                                         

 * Nüfus Cüzdanı Fotokopisi                                                                             

 ……………………….* Harç Makbuzu Fotokopisi   

 
BU GÜN GİT! NE ZAMAN GELECEĞİN BELLİ DEĞİL!

Basın açıklaması (10.06.2010)

Bu Gün Git!  Ne Zaman Geleceğin Belli Değil!

Hasta Tüketicilerin Hakları ve Sağlık Hizmeti

Her birey için temel bir insan hakkı olan sağlık, anayasal bir hak olmanın yanında evrensel bir tüketici hakkıdır. Her birey sağlıklı olmak, sağlığını korumak, sağlığını kaybedince de, en kısa sürede, sağlığını geri kazanmak haklarına sahiptir.

Sağlık hizmetlerinden en kolay, en çabuk ve en ucuz şekilde yararlanabilmek, sağlık hakkının özü ve ayrılmaz bir parçasıdır. Kamu ve özel sektör ayrımı olmaksızın sağlık hizmeti sunan bütün kuruluşlar, hasta tüketicilere gereken sağlık hizmetlerini zamanında ve eksiksiz sunmak zorundadırlar.

 

Devamını oku...
 
CEP TELEFONLARINA ONAYSIZ MESAJ GELMESİNE İZİN VERİLMEMELİDİR!

Kişisel cep telefonlarına gönderilen reklam, tanıtım ve satış amaçlı ticari mesajlarla ilgili giderek artan şikayetler, tüketicinin büyük mağduriyet yaşadığını kanıtlamakta, tüketicinin kontrolü dışında gönderilen bu mesajlar maddi kayıplara ve manevi rahatsızlıklara neden olmaktadır.

Bu ve buna benzer sıkıntı ve mağduriyetlerin yaşanmaması için günümüz pazarlama koşulları tüketicinin akıllı değil, çok akıllı olmasını gerektirmektedir. İletişim altyapısı kullanılarak yapılan pazarlama ortamlarında dikkat edilmesi gereken hususları hatırlatmak gerekirse:

GSM hizmeti satın alırken veya tarife değişikliği yaparken;

Devamını oku...
 
PARANIN EFENDİSİ OL

Tüketiciler Derneği'nden Bir İlk DAHA!

PARAMIZI YÖNETMESİNİ BİLİYOR MUYUZ?

Bütçe YAPIYOR MUYUZ?

KREDİ KARTINI NASIL KULLANALIM?

Tüm bilgiler "PARANIN EFENDİSİ OL, BORCUN KÖLESİ OLMA!" kitapçığında.

KREDİ KARTLARINI VE BANKA KARTLARINI DOĞRU KULLANALIM,
PARAMIZI
DOĞRU YÖNETELİM,
BORCUN KÖLESİ OLMAYALIM!!

 
BİLİNÇİ GIDA TÜKETİMİ
- 4 Aralık 2009 1.Gıda Güvenliği Kongresi için hazırlanan Bilinçli Gıda Tüketimi broşürü.
 
Saba Tümer'le Bu Gece

Saba Tümer; Tüketiciler Derneği Başkanı Engin Başaran'a soruyor...
 

Devamını oku...
 
TÜKETİCİLERİN TALEPLERİ TÜKETİCİ ODAKLI ÇALIŞAN ALIŞVERİŞ MERKEZLERİNDEN YANA, ÇÜNKÜ
Uzun yıllardan beri çeşitli adlarla zaman zaman gündeme getirilen  “Alışveriş Merkezleri, Büyük Mağazalar, Zincir Mağazalar Kanun Tasarısı” tekrar gündemdedir. Tasarı bu kez çok kısa olarak hazırlanmış ve önemli bir çok düzenleme yönetmeliklere bırakılmıştır. Tasarının 2.maddesinde “Değerlendirme Komisyonu”nun hangi kurum ve kuruluşlarla oluşturulacağı belirtilmemekte ve yönetmeliğe bırakılmaktadır. Bu da komisyonun objektif kriterlerle belirlenemeyeceği endişesini uyandırmaktadır. 
Devamını oku...
 
EKMEĞE "ZAM" DEĞİL, "KALİTE" GEREK

“HALK EKMEĞİNİ ÖRNEK ALMAK,EKMEĞE “KALİTE” YERİNE “ZAM”  YAPMAK!

Tekel, akaryakıt, elektrik, dolaylı vergiler derken Türk halkının temel gıda maddesi olan ekmek de ne yazık ki bu  zamlardan nasibini aldı.300 gram olan ekmeğin fiyatı şubat 2010’dan itibaren 80 Krş’tan 1 TL’ye çıkarıldı.Türk-İş'in her ay düzenli olarak yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre; dar ve sabit gelirli kesimlerin yoksullaşma süreciyle birlikte zorunlu harcamalardaki artış da devam etmektedir. Tüketicilerin evrensel tüketici haklarından olan “Temel ihtiyaçlarının karşılanmakta” çok zorlanacağının bir işareti olan bu zam yağmuru ve artan dolaylı vergiler, aynı zamanda yeni bir ekonomik durgunluğun da habercisi. Türk -İş’in araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin "açlık sınırı" olarak kabul edilen aylık asgari gıda harcaması, Ocak ayında 694,01 YTL'ye ulaştı. Bu yıl,  çalışanlar 2009 yılının ocak ayına göre mutfak harcaması için 76 YTL daha fazla harcama yaptı. Ekmek fiyatlarının artmasıyla bu harcamanın daha yüksek olacağı  şimdiden kesinlik kazanmış durumda.

Ülkemizde, tüketiciler için en sorunlu alanlardan biri de hiç kuşkusuz ekmeğin üretim koşulları, hijyenik sorunlar, tüketiciye sunum koşulları ve ekmeğin fiyatıdır.1995 yılından beri, yani Gıdaların Üretim, Tüketim ve Denetimi Hakkında 560 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin çıktığından beri ;EKMEĞİN ÜRETİM KOŞULLARI DA DAHİL HİÇBİR İYİLEŞTİRME YAPILAMAMIŞ, YALNIZCA ZAMAN ZAMAN EKMEĞİN AĞIRLIĞI VE HİÇ GÜNDEMDEN DÜŞMEYEN “FİYATI” GÜNDEMDE KALMIŞTIR.Ekmek, geçmişten günümüze hala en elverişsiz mekanlarda (Ruhsatı bile olmayan), en sağlıksız koşullarda üretilebilmektedir. Yerel yönetimler, bu sağlıksız duruma yalnızca seyirci kalmaktadırlar.Her isteyen, hemen hemen her yerde fırın açabilmekte, kapasitelerinin yalnızca % 10’nu kullanabilmektedirler. Bu da kar oranlarını etkilemekte, maliyete yüklenmektedirler.

Türk halkının bu en önemli besin maddesini üretenlerin oluşturdukları BİRLİKLER, “Halk Ekmek” gibi halkın en temel besinini çağdaş koşullarda, sağlıklı ve hijyenik ortamlarda üreten ve ucuz fiyatla halka satan çağdaş mekanları; “ÖRNEK” almaları (devletin de bu çalışmalara “ciddi destek” vermesi koşuluyla) gerekirken, önlerinde engel gibi görmelerini anlamak mümkün değildir.Fırıncılar Odaları ve Federasyonların görevleri; yılda bir-iki kez yapacakları “ZAM”ların gerekçelerini kamuoyuna anlatmak yerine; sektöre “ciddi bir düzen “ verecek çalışmalar yapmak, tüketici örgütlerini de yanına alarak hükümete baskı yaparak, üyelerinin gelişen koşullara ayak uyduracak kalkınmalarını sağlamak  ve halka en sağlıklı – ucuz ekmek yedirmek olmalıdır.  

 
TÜKETİCİLER BİLGİSAYAR ALIRKEN İSTEDİĞİ İŞLETİM SİSTEMİNİ ALMAKTA ÖZGÜRDÜR.

Yeni bir bilgisayar aldığınızda üzerinde yüklü olan Windowsa para vermek zorunda değilsiniz.

Günümüzde bir bilgisayar satın alınmak istendiğinde, büyük çoğunluğunda öntanımlı işletim sistemi olan MS Windows için artık ücret ödemek zorunda değilsiniz.

Pardus Kullanıcı Derneği  başkanı ve aynı zamanda Linux Kullanıcıları Derneği üyesi Av. Nihad Karslı’nın Kasım 2008′de satın aldığı bilgisayar ile birlikte MS Windows’u istememesi nedeniyle açtığı dava bugün (14 Aralık 2009) saat 10.25′te sonuçlandı. Ankara 1. Tüketici Mahkemesi’nin verdiği karara göre MS Windows’un ederi olan 140 TL faizi ile birlikte kullanıcıya iade edilecek. Özetle, “Tüketiciler Bilgisayar Alırken İstediği İşletim Sistemini Almakta Özgürdür.” ve “MS Windows için Para Ödemek Zorunda Değildir!”

 Linuxhaberleri.com sitesinden alıntıdır.

 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 13 Toplam: 93
Mail Sorunlar
Gmail, Hotmail, Windows mail ve Mynetten derneğimiz ile ilgili iletişim sorunu yaşayan kişiler
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden yazışabilirler.
Ayın İlginç Şikayeti
***KISA***KISA
Tüketi-YORUM
Tüketi-YORUM-Arşiv
Beslenirken...
Beslenirken-Arşiv
Avrupa Birliği Yolunda
Tüketicinin Vergi Gündemi
İstatistikler






Kimler Sitede
Şuanda 2 tüketici bağlı
Webdesign by Webmedie.dk Webdesign by Webmedie.dk
                                                                                                                                                                                            Biz Yaptık.com